rsm

Kerem Baştürk (4,5 Aylık)

Küçüklüğümden beri babamın beni her türlü yakarışıma rağmen taviz vermeden hep belli saatte yatağa göndermesini o dönemde acımasızlık olarak düşünsem de, ne kadar doğru yaptığını şimdi öyle iyi anlıyorum ki...

Hamileyken "mutlaka ben de yöntemini bulurum hallederim n'olcak" derken Kerem doğduktan sonra neye uğradığımı şaşırdığım bin bir durum karşısında uyku, listemin sonlarında doğru itelenmişti... Şaşkınlığı attıktan sonra da internet araştırması, sosyal medya yönlendirmesi, dost sohbeti derken çok düşkün olduğum uykuma ve özgürlüğüme geri dönebilmenin anahtarının Pınar Hanım'da olduğunu öğrendim.

Normalde Kerem'in sıkıntılı bir uyku süreci yoktu. Akşam 8-9 arası uyur, gece 1, maksimum 2 defa uyanır ve sabah 7-9 arası günaydınlaşırdık. Gündüzleri de 2-3 saatte bir 40 dakika ile 1 saat arasında uyurdu. Tabi bunların hepsi ben onu kucağımda sallayarak başlar ve bizim yatağımızda ve ben yanında olmak koşuluyla devam ederdi (uyandığında pışpışlarsam ya da beni görürse tekrar dalıyordu). Dolayısıyla gün boyunca yatakta tetikte yanına kıvrılıp eşimle nöbetleşe başını beklerdik ve nerdeyse 24 saatimizi dip dibe geçirir olduk. Odasında uyutmayı denedim ama her 40 dk ya da 1 saatte bir uyanmasını görünce açıkçası yanıma almak daha kolayıma gelmişti. Ağlatmayı da denedim (bizimkisi bağırıyordu daha çok) ama "ne kadar süre, ne şartlarda ve nasıl" olması gerektiğini bilemediğimden her geçen dakika sonrası vicdan azabı duydum ve pes ettim.

Bu işi bilen birisine, güvenebileceğim birisine ihtiyacım vardı ki eğitim sürecindeki zor zamanlarda "doğru" şeyi yaptığıma dair beni bininci kere de olsa inandırabilsin. Ve ta taaam..!! 4.5 aylık olmaya 1 hafta kala Pınar Hanım ile eğitimize başladık... Sabırsızdım çünkü 2.5 hafta içinde işe başlayacaktım. Üstelik bir süreliğine bakıcı öncesinde kuzuma annem bakacaktı ve bel fıtığı sıkıntısından ötürü kucağında taşıması zordu, ayrıca her annanne/babanne gibi "ağlamasına dayanamazdı", dolayısıyla anneme huzurla devredebilmem için bu işi hemen çözmem gerekiyordu.

İlk 3-4 gün açıkçası gel gitlerle dolu ve biraz yıpratıcı oldu. Karşınızda ağlayan bir bebek ve ona sadece bakmak ve kucağınıza alıp sakinleştirememek ve bunun her uyku öncesi 30dk-1 saat arasında sürmesi, erken uyanırsa yine uykuya dalsın diye yanına gitmeden ağlamasını dinlemek... Kısacası bir süre sonra tüm gün sadece ağlattığınızı farketmek, katıksız işkence çekmek gibi birşeydi. Üstelik eğitim öncesinde sakin ve mutlu bir bebeğiniz varken artık sadece ağlıyormuş gibi geliyorsa size gel gitlerin en beterini yaşıyorsunuz... Uyandığında gülsün de beni affetsin diye yapmadığım şaklabanlık kalmıyordu.

Derken zamanla ağlamalar azaldı, gündüz uykuları üzerinde minik rötuşlar yapıldı, karşılaşılan yeni durumlara karşı (eğitimin sonuna doğru sırtüstü dönmeye başlamıştı) natif çözümler üretildi, derken 2 haftanın bitiminde kocaman bir iç huzuru ile "mezuniyet"imizi yaptık! J

Şu an 10 aylık olduk. Bu süre zarfında 6 diş çıkardık, yatakta tam tur dönmeyi öğrendik, büyüdük 3 uykuyu 2 ye indirdik, tatillere gittik, en önemlisi ağlamanın gücünü ve naz yapmayı öğrendik bilinçlendik. Şimdi ise ayağa kalkmayı test ediyoruz. Her geçiş sürecinde sancılı bir kaç günümüz oluyor ama bunun yanında geçirdiğimiz 5 ay hepsine değer. Hayatımız tekrar düzene girdi ve bu kısa cümlenin altında yatan kocaman mutluluğu tarif etmem imkansız. Hepsi sayenizde Pınar Hanım, mezuniyetimizden beri geçen/geçecek her uyku dolu gün için ayrı ayrı ÇOK TEŞEKKÜR EDERİZ:)

Ayça-Kerem-Murat BAŞTÜRK

geri
WhatsApp Destek İletişim